
Aşırı terleme (hiperhidrozis), vücudun fizyolojik ihtiyacının ötesinde, yoğun ve kontrolsüz şekilde terlemesi ile karakterize bir durumdur. Bu durum bireyin günlük yaşam aktivitelerini, sosyal ilişkilerini ve yaşam kalitesini belirgin biçimde olumsuz etkileyebilir.
Aşırı terleme, bazı durumlarda yalnızca bölgesel bir sorun iken; bazı vakalarda lenfoma, tüberküloz, endokrin hastalıklar gibi ciddi iç hastalıkların belirtisi olarak da ortaya çıkabilir. Bu nedenle aşırı terleme şikâyetlerinde altta yatan nedenlerin dikkatle araştırılması büyük önem taşır.
Aşırı terleme birçok farklı nedene bağlı olarak gelişebilir. En sık karşılaşılan nedenler şunlardır:
• Tiroid bezlerinin aşırı çalışması (hipertiroidi)
• Enfeksiyon hastalıkları (bademcik iltihabı, zatürre, tifo vb.)
• Kalp ve akciğer hastalıkları, nefes darlığı
• Düşük kan şekeri, diyabet
• Kadınlarda menopoz ve menopoz öncesi hormonal değişiklikler
• Omurga ve çevresinde oluşan tümöral oluşumlar
• Psikolojik stres, kaygı bozuklukları ve travmatik yaşantılar
Bazı bireylerde birden fazla neden aynı anda etkili olabilir.
Aşırı terleme tedavisinde temel yaklaşım, nedene yönelik ve kişiye özel bir plan oluşturmaktır. Klinik değerlendirme sonrasında uygulanabilecek tedavi yöntemleri şunlardır:
İlaç Tedavisi
Ağızdan alınan veya bölgesel olarak uygulanan ilaçlarla terleme miktarının azaltılması hedeflenir.
Özellikle el, ayak ve koltuk altı terlemesinde tercih edilir. Uygulama öncesinde genellikle nişasta-iyot testi yapılır. Etki süresi kişiye göre değişmekle birlikte ortalama 4–12 ay arasında sürebilir.
Özellikle el terlemesinde kullanılan bir yöntemdir. Ellerin elektrotlu su dolu kaplara yerleştirilmesiyle düşük voltajlı elektrik akımı uygulanır. Seanslar genellikle 2–3 gün aralıklarla, yaklaşık 10 dakika sürer.
Diğer yöntemlerden fayda görülmeyen bazı vakalarda, özellikle kalıcı koltuk altı terlemesinde, ter bezlerinin cerrahi olarak çıkarılması gündeme gelebilir.
Aşırı terlemenin psikolojik kökenli olduğu veya psikolojik faktörlerle arttığı durumlarda, tamamlayıcı bir yöntem olarak hipnoz uygulanabilir.
Aşırı terleme; çevresel, fiziksel ve hormonal nedenlerle ortaya çıkabildiği gibi, bazı bireylerde psikolojik etkenler temel rol oynayabilir. Özellikle stres, kaygı ve travmatik yaşantılar terleme yanıtını artırabilir.
Örneğin:
• Kişinin yaşadığı olumsuz yaşam olayları sonucunda yeme düzeninin bozulması, gece yeme davranışlarının artması ve bunun sonucunda tip 2 diyabet gelişmesi aşırı terlemeye yol açabilir.
• Sınav sürecinde yoğun kaygı ve stres yaşayan öğrencilerde aşırı terleme görülebilir.
• Nefes darlığı, bazı psikolojik durumlarda (anksiyete bozuklukları, sosyal fobi vb.) ortaya çıkabilir ve bu durum terlemeyi artırabilir.
Bu tür vakalarda hipnoz, bireyin yaşadığı psikolojik süreçlerin fark edilmesine ve ele alınmasına yardımcı olabilecek destekleyici bir yöntem olarak kullanılabilir.
Hipnoz uygulamalarında amaç; bireyin gevşeme ve odaklanma düzeyini artırarak, terlemeyi tetikleyen duygu, düşünce ve stres yanıtlarının fark edilmesine yardımcı olmaktır.
Hipnoz sürecinde:
• kaygı düzeyi,
• stres tepkileri,
• geçmiş yaşantılara bağlı duygu durumlar
kişiye özel bir plan çerçevesinde ele alınır. Hipnoz, aşırı terlemenin tıbbi tedavisinin yerine geçmez; gerekli görülen durumlarda diğer tedavilere destekleyici ve tamamlayıcı olarak değerlendirilir.
Bu sayfada yer alan bilgiler; hiperhidrozis, otonom sinir sistemi, stres-fizyoloji ilişkisi ve hipnozun psikofizyolojik etkilerine ilişkin güncel bilimsel literatür temel alınarak hazırlanmıştır.
Aşırı terleme, yalnızca fiziksel değil; psikolojik faktörlerden de etkilenebilen bir durum olarak ele alınmakta ve tedavi sürecinde bütüncül bir yaklaşım benimsenmektedir.
Hipnoz uygulamaları; tıbbi etik ilkeler, bilimsel gerçeklik ve Sağlık Bakanlığı mevzuatı çerçevesinde yürütülür. Hiçbir uygulama:
• kesin tedavi,
• garanti sonuç,
• herkes için aynı etki
iddiasıyla sunulmaz.
Bu sayfada yer alan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Aşırı terlemenin tanı ve tedavi süreci, bireyin klinik değerlendirmesi sonrasında hekim tarafından planlanır. İnternet üzerinden sunulan bilgiler, tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez.
Bu içerik hazırlanırken aşağıdaki bilimsel kaynaklardan yararlanılmıştır:
• International Hyperhidrosis Society. Hyperhidrosis overview and treatment options
• World Health Organization (WHO). Endocrine and metabolic disorders
• Hornberger, J. et al. Recognition, diagnosis, and treatment of primary focal • hyperhidrosis – Journal of the American Academy of Dermatology
• Spiegel, D. Hypnosis and psychosomatic medicine
• Lynn, S. J., & Kirsch, I. Handbook of Clinical Hypnosis
Bu içerik Dr. Serkan Akıncı tarafından hazırlanmıştır.