
Hemen herkesin yaşamında hatırlamak istemediği, duygusal açıdan zorlayıcı olaylar vardır. Bu tür anılar, zihinsel düzeyde unutulmuş gibi görünse bile, duygusal ve bedensel tepkiler yoluyla etkisini sürdürebilir.
Yaşanan olumsuz deneyimler; beynin duygu düzenleme ve anlamlandırma süreçleriyle ilişkili bölgelerinde işlenir. Bu anılar, bireyin:
•kişilik yapısını,
•davranış biçimlerini,
•ilişkisel tutumlarını
zaman içinde etkileyebilir. Bazı travmatik yaşantılar bilinç düzeyinde hatırlanmasa bile, bedensel ve duygusal tepkilerle kendini gösterebilir.
Hatırlamak istenmeyen anılar, bilinçdışı düzeyde varlığını sürdürdüğünde bazı psikolojik belirtilere zemin hazırlayabilir. Bunlar arasında:
•panik atak
•depresif belirtiler
•yoğun kaygı
•ani duygusal tepkiler
•kaçınma davranışları
yer alabilir. Bu belirtiler çoğu zaman bireyin yaşadığı geçmiş deneyimlerle doğrudan bağlantılıdır.
Hipnoz ile yaşanmış bir anının hafızadan tamamen silinmesi mümkün değildir. İnsan belleği bir kayıt cihazı gibi çalışmaz ve yaşanmış bir olayın tüm izlerinin ortadan kaldırılması bilimsel olarak mümkün kabul edilmez.
Ancak hipnozun hedefi anıyı silmek değil; anıya eşlik eden olumsuz duygusal yükü ele almaktır.
Hipnoz uygulamalarında amaç:
•anının kendisini yok etmek değil,
•anıya bağlı acı, üzüntü, öfke, pişmanlık, suçluluk gibi duyguların çalışılmasıdır.
Hipnoz sürecinde kullanılan regresyon teknikleri, bireyin geçmiş deneyimlerine kontrollü bir şekilde odaklanmasını sağlayabilir. Bu süreçte:
•duygunun kaynağı fark edilir,
•yaşantı yeniden anlamlandırılır,
•duygusal yoğunluk azaltılabilir.
Böylece anı varlığını sürdürse bile, birey için rahatsız edici etkisi azalır.
Bazı bireyler hipnoz sırasında:
•gerçekte yaşanmamış olayları,
•farklı anı parçalarının birleşimini,
•geçmişte görülen rüyaların etkisini
anı gibi deneyimleyebilir. Bu durum, bilinçdışının bilgileri yeniden organize etmesi ile ilişkilidir. Zaman zaman bu yaşantılar yanlış biçimde “geçmiş yaşam” veya “reenkarnasyon” olarak yorumlanabilir.
Bilimsel olarak bu tür deneyimlerin geçmiş yaşama ait olduğuna dair kanıt bulunmamaktadır. Hipnoz, bu tür imgelerin bireyde oluşturduğu olumsuz duygusal etkilerin ele alınmasına yardımcı olabilir.
Hipnoz, anıların içeriğini değiştirmez; ancak bireyin o anıya verdiği duygusal tepkiyi yeniden düzenlemeye yardımcı olabilir. Bu sayede:
•tetiklenme düzeyi azalabilir,
•bedensel stres tepkileri hafifleyebilir,
•bireyin günlük işlevselliği desteklenebilir.
Bu süreç, bireyin kendi yaşam öyküsünü daha sağlıklı bir çerçevede değerlendirmesine katkı sağlayabilir.
Bu sayfada yer alan bilgiler; bellek süreçleri, travma psikolojisi, bilinçdışı mekanizmalar ve hipnozun duygusal düzenleme üzerindeki etkilerine ilişkin güncel bilimsel literatür temel alınarak hazırlanmıştır.
Hipnoz, travmatik anıların ele alınmasında tek başına mucizevi bir yöntem değil, bütüncül bir yaklaşımın parçası olarak değerlendirilir.
Hipnoz uygulamaları; tıbbi etik ilkeler, bilimsel gerçeklik ve Sağlık Bakanlığı mevzuatı çerçevesinde yürütülür. Hiçbir uygulama:
•anı silme,
•geçmişi yok etme,
•garanti sonuç
iddiasıyla sunulmaz.
Bu sayfada yer alan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Travmatik anılarla ilgili destek süreci, bireyin klinik değerlendirmesi sonrasında planlanır. İnternet üzerinden sunulan bilgiler, profesyonel değerlendirmenin yerine geçmez.
Bu içerik hazırlanırken aşağıdaki bilimsel kaynaklardan yararlanılmıştır:
•Van der Kolk, B. The Body Keeps the Score
•LeDoux, J. Emotional Brain
•Spiegel, D. Hypnosis and memory processing
•American Psychological Association (APA). Memory and trauma
•Lynn, S. J., & Kirsch, I. Handbook of Clinical Hypnosis
Bu içerik Dr. Serkan Akıncı tarafından hazırlanmıştır.