
Sosyal fobi (Sosyal Anksiyete Bozukluğu), bireyin sosyal ortamlarda başkaları tarafından olumsuz değerlendirileceği, eleştirileceği, küçük düşeceği veya alay edileceği düşünceleriyle yoğun ve sürekli kaygı yaşaması durumudur. Bu kaygı, sosyal ortamlarda bir eylem gerçekleştirme sırasında belirgin korku, kaçınma davranışı ya da yoğun sıkıntıya katlanma şeklinde ortaya çıkar.
Sosyal fobiye sahip bireyler çoğu zaman olayları kendi algıları doğrultusunda olumsuz yorumlama eğilimindedir. Negatif benlik algısı nedeniyle eleştiriye aşırı duyarlılık gelişir; bu durum bireyin kendisini yetersiz, değersiz ve başarısız hissetmesine yol açabilir.
Sosyal fobide birey, yaşadığı kaygı belirtilerinin çevresindeki insanlar tarafından fark edildiğini ve olumsuz biçimde değerlendirildiğini düşünür. Örneğin; tanımadığı bir topluluk önünde konuşma yapması gereken bir kişi, “konuşamazsam”, “sesim titrerse”, “rezil olursam” gibi düşüncelerle yoğun kaygı yaşar. Bu otomatik ve işlevsel olmayan düşünceler zamanla zihinde yerleşerek sosyal kaçınmayı pekiştirir.
Sosyal fobi hem psikolojik hem de fiziksel belirtilerle seyreder.
•Sosyal ortamlardan kaçınma
•Topluluk önünde konuşma, yemek yeme, yazı yazma gibi eylemlerden yoğun kaygı duyma
•İzleniyor ve yargılanıyor hissi
•Yeni insanlarla tanışma öncesi belirgin endişe
•Göz teması kurmaktan kaçınma
•Hata yapma ve küçük düşme korkusu
•Özgüven eksikliği
•Kendini yetersiz ve değersiz hissetme
•Ses titremesi
•Terleme
•Kalp çarpıntısı
•Nefes alıp vermede zorlanma
•Ağız kuruluğu
•Yüz kızarması
•Mide bulantısı
•Baş ağrısı
•Kas gerginliği
•Kekeleme
•Ellerde ve bedende titreme
Bu belirtiler bazı bireylerde panik atak belirtileriyle karışabilir. Bu nedenle tanısal değerlendirme mutlaka hekim tarafından yapılmalıdır.
Araştırmalara göre sosyal fobi toplumda yaklaşık %7–12 oranında görülmektedir. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlanır. Genellikle erken ve geç ergenlik dönemlerinde (13–20 yaş) başlar ve tedavi edilmediğinde kronik seyir gösterebilir.
Sosyal fobi tanısı, tanı yetkisine sahip bir hekim tarafından konur. Tanı sürecinde:
•Ayrıntılı bireysel ve ailesel öykü (anamnez),
•Eş tanıların (depresyon, panik bozukluk vb.) değerlendirilmesi,
•Psikopatolojik karşılıkların ayırt edilmesi
büyük önem taşır. Bazı anksiyete bozukluklarında görülen panik belirtilerinin, tıbbi nedenlerle karıştırılmaması için klinik değerlendirme dikkatle yapılmalıdır.
•Sosyal durumlarda belirgin korku ve kaygı
•Sosyal ortamlardan kaçınma ya da yoğun kaygıyla katlanma
•Korkunun sosyal ve kültürel bağlama göre orantısız olması
•Belirtilerin en az 6 ay süreklilik göstermesi
•İş, okul ve sosyal yaşamda işlevsellik kaybı
Sosyal fobinin oluşumunda genetik, çevresel ve biyolojik faktörler birlikte rol oynar.
Ailede sosyal fobi öyküsünün bulunması riski artırır. İkiz çalışmalarında kalıtsal geçişin etkisi gösterilmiştir.
•Aşırı eleştirel veya kontrolcü ebeveyn tutumları
•Çocuklukta yaşanan utanç verici sosyal deneyimler
•Travmatik yaşantılar (kayıp, ayrılık, zorbalık)
Serotonin gibi nörotransmitter sistemlerindeki dengesizliklerin sosyal kaygı gelişiminde rol oynadığı gösterilmiştir.
Sosyal fobi tedavisinde kanıta dayalı yaklaşımlar kullanılır. Tedavi planı bireyin klinik özelliklerine göre belirlenir.
•Bilişsel Davranışçı Tedavi (BDT)
•İlaç tedavisi (hekim kararıyla)
•Hipnoz uygulamaları (destekleyici yöntem olarak)
Hipnoz, sosyal fobide tek başına bir tedavi yöntemi değil, uygun vakalarda destekleyici ve tamamlayıcı bir yaklaşım olarak değerlendirilir.
Hipnoz uygulamalarında amaç:
•Kaygı fizyolojisini düzenlemek
•Bedensel gevşeme sağlamak
•Olumsuz benlik algısını yeniden yapılandırmak
•Kaçınma davranışlarını sürdüren bilinçdışı süreçler üzerinde çalışmak
•Odaklanma ve farkındalığı artırmaktır
Geçmişte travmatik sosyal yaşantılar bulunan bireylerde; regresyon, sistematik duyarsızlaştırma ve bilişsel yeniden yapılandırma teknikleri hipnoz eşliğinde ele alınabilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi planlaması yalnızca hekim değerlendirmesi ile yapılır.
Hipnoz uygulamaları, uygun görülen vakalarda destekleyici tedavi yöntemi olarak kullanılır.
•American Psychiatric Association. DSM-5-TR: Social Anxiety Disorder.
•Stein MB, Stein DJ. Social anxiety disorder. Lancet.
•NICE Guideline CG159. Social anxiety disorder: recognition and management.
•Heimberg RG, et al. Cognitive behavioral therapy for social anxiety disorder.
•Kirsch I, et al. Hypnosis as an adjunct to cognitive-behavioral psychotherapy.
•Valentine KE, Milling LS. Hypnosis as a treatment for anxiety: A meta-analysis.
Bu içerik Dr. Serkan Akıncı tarafından hazırlanmıştır.
Sosyal fobinin oluşmasında genetik, çevresel, biyolojik nedenler vardır.