Birleşik Krallık’ta hipnoz ve hipnoterapi, insanların ilgisini çeken ve sıkça başvurduğu yöntemler arasında yer alıyor. Ancak Birleşik Krallık (BK) coğrafyasında bu alanın düzenlenişi, işleyişi ve sağlık sistemi içindeki yeri, pek çok Avrupa ülkesinden veya Türkiye’den oldukça ayrı bir yapıya sahip. Orada sistem, katı devlet kurallarından ziyade, meslek birliklerinin kendi koyduğu standartlar üzerinden yürüyor. Bu durum, hem terapistler hem de yardım arayan kişiler için bazı avantajlar ve dezavantajlar getiriyor. İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’dan oluşan bu yapıda, hipnoterapinin nasıl bir zeminde durduğunu, kimlerin bu işi yapabildiğini ve devletin bu konuya nasıl baktığını bilmek gerekiyor.
Yasal Durum ve Hükümetin Yaklaşımı
Birleşik Krallık’ta hipnoterapiyi doğrudan düzenleyen, “şu kişiler yapabilir, şu kişiler yapamaz” diyen bir yasa bulunmuyor. Bu meslek, doktorluk veya avukatlık gibi yasal koruma altında (statutory regulation) bir unvan değil. Yani, teorik olarak herhangi biri kendisine “hipnoterapist” diyebilir. Bu durum, elbette hizmet kalitesi açısından bir belirsizlik yaratıyor.
Ancak bu başıboşluk, sistemin tamamen denetimsiz olduğu manasına gelmiyor. BK hükümeti, bu tür tamamlayıcı terapiler için gönüllü öz-düzenleme (voluntary self-regulation) modelini destekliyor. Bu modelin merkezinde ise CNHC (Complementary and Natural Healthcare Council) isimli kuruluş duruyor.
CNHC, devlet tarafından desteklenen ve sağlık alanındaki profesyonel standartları denetleyen daha üst bir kurum olan PSA (Professional Standards Authority) tarafından akredite edilmiş bir kayıt merciidir. Hükümetin ve NHS (Ulusal Sağlık Servisi) yetkililerinin tavsiyesi, hipnoterapi almayı düşünen kişilerin CNHC kaydı bulunan terapistleri tercih etmesi yönünde.
1952 tarihli “Hipnotizma Yasası” (Hypnotism Act) ise daha çok halka açık sahne şovlarını (stage hypnosis) düzenlemeye yöneliktir ve terapötik uygulamaları kapsamaz. Bu yasa, bu tür gösterilerin yerel yönetim iznine tabi olmasını şart koşar.
Eğitim, Sertifikasyon ve Yetkinlikler
Yasal bir düzenleme olmayınca, eğitim ve belgelendirme konusu da çeşitlilik kazanıyor. Birleşik Krallık’ta hipnoterapi eğitimi veren çok sayıda özel kurum, kolej ve eğitim merkezi bulunuyor. Bu kursların süresi, içeriği ve kalitesi büyük değişiklikler gösterebiliyor. Bazı kurslar birkaç hafta sonu sürerken, bazıları bir yılı aşan kapsamlı programlar sunuyor.
Meslek birlikleri ve CNHC tekrar öne çıkıyor. Güvenilir terapistlerin kaydını tutan büyük meslek birlikleri (Bir sonraki başlıkta detayları mevcut), üyelik için belirli standartlara uyan eğitim programlarından mezuniyet şartı arar. Bu programlar, genelde Ulusal Meslek Standartları (NOS) -(National Occupational Standards) adı verilen yeterlilik kriterlerine göre hazırlanır.
Birleşik Krallık’ta bir hipnoterapistin yetkinliğini anlamak için bakılması gereken yer, aldığı eğitimin akredite kurslar listesinde olup olmadığıdır. Kişi, NOS kriterlerine uygun bir eğitimi tamamladıysa ve önde gelen meslek birliklerinden birine (örneğin NCH veya GHR) üye ise, bu onun ciddi bir eğitimden geçtiğini belli eder.
En üst seviye güvenilirlik için ise CNHC kaydına bakılır. CNHC, sadece kendi onayladığı ve yüksek standartları karşılayan meslek birliklerinin üyelerini veya belirli akredite kurslardan mezun olanları kaydeder. Yani bir terapistin CNHC kaydı varsa, o kişi hem NOS uyumlu bir eğitim almış hem de etik kurallara bağlı demektir.
Bu alanda yetkinlik, sadece alınan bir belgeyle sınırlı değildir. Sürekli mesleki eğitim ve düzenli süpervizyon (bir başka deneyimli terapistten destek alma), profesyonelliğin devamlılığı için şarttır.
Biz de bu profesyonel yaklaşımı benimsiyoruz. Konya’da Dr. Serkan Akıncı liderliğinde faaliyet gösteren merkezimiz, ruh sağlığı alanında hipnoterapi odaklı bir anlayışa sahip. Başta bağımlılıklar, kaygı (anksiyete), travma (TSSB), OKB ve cinsel işlev bozuklukları olmak üzere çeşitli psikolojik sıkıntıların aşılmasında; hipnoterapi, psikoterapi, EMDR ve imge terapi gibi teknikleri bir araya getiren bütüncül “Psikolojik Terapi ve Tedavi Paketi” ile danışanlarımıza yardımcı oluyoruz. Bünyemizde klinik psikologlar, hipnoterapistler ve psikiyatristlerin yer aldığı uzman bir kadro ile yurt içi ve yurt dışı danışanlara kişiye özel tedavi programları uyguluyoruz. Bizimle iletişime geçerek bu bütüncül yaklaşımdan faydalanabilirsiniz.
Sağlık Sigortası Kapsamı ve Maliyetler
Birleşik Krallık’ta hipnoterapi masraflarının karşılanması konusu karışıktır. Çoğu kişi bu hizmeti özel olarak, yani cebinden ödeyerek alır.
NHS (Ulusal Sağlık Servisi) kapsamında hipnoterapi almak teorik olarak mümkün olsa da, pratikte çok nadirdir. NHS, hipnoterapiyi rutin olarak finanse edilen bir tedavi yöntemi olarak görmez. Ancak bazı istisnai durumlarda, bir pratisyen hekim (GP) hastasını belirli bir sorun için (örneğin sigara bırakma veya şiddetli fobiler) hipnoterapiye yönlendirebilir ve yerel sağlık bütçesi (ClinicalCommissioning Group – CCG) bunu karşılayabilir. Bu, standart bir uygulama değildir ve bölgeden bölgeye değişir.
NHS’in tedavi rehberlerini hazırlayan NICE (Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmelliği Enstitüsü), hipnoterapinin İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) semptomlarının yönetiminde bir seçenek olarak değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Bu, yöntemin tıp camiasında ciddiye alındığı ender resmi kayıtlardan biridir.
Özel sağlık sigortaları ise hipnoterapiyi bazen karşılıyor. Genellikle poliçenin “tamamlayıcı terapiler” eklentisine dahil edilir. Sigorta şirketlerinin çoğu, ödeme yapmak için terapistin mutlaka CNHC kaydının bulunmasını şart koşar. Bu da CNHC’nin sistemdeki kilit rolünü bir kez daha gösteriyor.
Maliyetlere gelince, fiyatlar terapistin deneyimine, bulunduğu yere (Londra gibi büyük şehirler daha pahalıdır) ve seans süresine göre büyük değişiklikler gösterir. Bir seans ücreti genelde 60 Sterlin ile 150 Sterlin arasında değişir, bazı çok tanınmış terapistler çok daha yüksek ücretler talep edebilir.
Profesyonel Dernekler ve Kuruluşlar
Birleşik Krallık’taki hipnoterapi alanı, güçlü ve aktif meslek birlikleri sayesinde ayakta durur. Bu dernekler, yasal bir boşlukta olsalar da, kendi kendilerini yöneterek yüksek standartlar oluşturmuşlardır. Terapistler için bu derneklere üye olmak, mesleki saygınlık ve güvenilirlik açısından çok mühimdir.
En bilinen ve en büyük kuruluşlardan bazıları şunlardır:
- National Council for Hypnotherapy (NCH) -(Ulusal Hipnoterapi Konseyi): BK’daki en büyük meslek birliklerinden biridir. Üyelerinin belirli eğitim standartlarını karşılamasını zorunlu tutar, bir etik kurallar listesi yayınlar ve şikayet mekanizması işletir.
- General Hypnotherapy Register (GHR) -(Genel Hipnoterapi Kaydı): Kapsamlı bir terapist kayıt sistemidir. GHR de üyelerinden yüksek eğitim standartları, sigorta ve sürekli eğitim bekler.
- National Hypnotherapy Society (NHS) -(Ulusal Hipnoterapi Derneği): Bu kuruluş da PSA tarafından akredite edilmiş bir kayıt listesine sahiptir, bu da ona CNHC’ye benzer bir resmiyet düzeyi katar. (İsminin sağlık servisi NHS ile benzerliği kafa karıştırıcı olabilir, ancak ikisi tamamen ayrıdır).
- The UK Council for Psychotherapy (UKCP) – (BK Psikoterapi Konseyi): Daha geniş bir psikoterapi şemsiye kuruluşudur ancak “Hipno-Psikoterapist” olarak kayıtlı üyeleri de bulunur. Buradaki standartlar genelde çok daha yüksektir ve uzun süreli psikoterapi eğitimlerini kapsar.
Bu kuruluşlar, üyelerinin bir “etik kurallar” çerçevesinde çalışmasını ister. Ayrıca, üyelerinden “sürekli mesleki gelişim” (CPD – Continuing Professional Development) adı altında her yıl belirli saatlerde ek eğitimler almalarını ve düzenli “süpervizyon” almalarını beklerler. Bu, terapistin becerilerinin güncel kalmasını ve zorlandığı vakalarda destek almasını temin eder.
Klinik ve Akademik Uygulamalar (Hastaneler ve Üniversiteler)
Hipnoterapi, Birleşik Krallık’taki ana akım tıp merkezlerinde yaygın olarak yer almasa da, belirli niş alanlarda klinik ve akademik düzeyde kabul görmüş durumda.
Bazı özel NHS hastaneleri ve vakıfları, hipnoterapiyi tamamlayıcı bir bölüm olarak bünyelerinde barındırır. Örneğin, Manchester’daki The Christie NHS Foundation Trust gibi önde gelen kanser merkezleri, hastaların kanser tedavisiyle ilişkili ağrı, bulantı veya anksiyeteyi yönetmelerine yardımcı olmak için hipnoterapi seansları sunabilmektedir. Diş hekimliğinde, özellikle dişçi fobisi (dental fobi) olan hastalarda hipnozdan faydalanıldığı bilinmektedir.
Akademik dünyada ise, hipnoz bir “ana bilim dalı” veya “lisans bölümü” değildir. Ancak, psikoloji, psikiyatri ve nörobilim (sinirbilim) bölümleri içinde ciddi araştırmalara konu olur. Özellikle University College London(UCL) ve King’s College London gibi prestijli üniversitelerde, hipnozun ağrı algısı, hafıza ve bilinçli farkındalık üzerindeki etkilerini inceleyen araştırma grupları bulunur.
Bu çalışmalar, hipnozun plasebodan ibaret olmadığını, beyinde ölçülebilir değişikliklere yol açtığını gösteren kanıtlar biriktirmeye yardımcı olur. Üniversitelerdeki bu akademik ilgi, yöntemin tıp camiasındaki itibarının yavaş da olsa artmasına katkıda bulunur.
Tıbbi Toplumun ve Sağlık Bakanlığı’nın Tutumu
Birleşik Krallık Sağlık Bakanlığı (Department of Health and Social Care), daha önce de değindiğimiz gibi, hipnoterapiyi yasal olarak tanımaz veya düzenlemez. Bakanlığın resmi tutumu, “statutory regulation” (yasal düzenleme) için yeterli bir kamu riski görmediği, ancak halkın korunması için CNHC gibi PSA onaylı gönüllü kayıt sistemlerini desteklediği yönündedir.
Tıp toplumu, yani doktorlar ve pratisyen hekimler (GPs) arasında hipnoza bakış çeşitlidir. Bir kısım hekim, bilimsel kanıtları yetersiz bularak şüpheyle yaklaşır. Ancak özellikle son yirmi yılda artan kanıtlar sayesinde, daha büyük bir kesim “ihtiyatlı bir iyimserlik” içindedir.
Çoğu doktor, hipnoterapiyi kanser veya kalp hastalığı gibi ciddi fiziksel durumlar için bir “tedavi” olarak görmez. Ancak stresi azaltma, fobileri yenme, sigarayı bırakma veya IBS gibi psikosomatik (bedensel belirti gösteren psikolojik) durumlarda tamamlayıcı bir destek olarak tavsiye etmeye daha açık hale gelmiştir. Doktorların hastalarını bir hipnoterapiste yönlendirmesi durumunda, neredeyse her zaman CNHC kaydı olan birini seçmeleri beklenir.
Kongreler ve Akademik Etkinlikler
Birleşik Krallık’taki hipnoterapi camiası, düzenlenen ulusal ve uluslararası etkinliklerle oldukça canlı bir yapı sergiler. Bu kongreler, terapistlerin bir araya gelmesi, yeni teknikleri öğrenmesi ve bilimsel araştırmaları tartışması için bir zemin hazırlar.
NCH Yıllık Konferansı (The NCH AnnualConference), alanın en köklü etkinliklerinden biridir. Burada, hem yerel hem de uluslararası konuşmacılar, hipnoterapinin farklı alanlardaki (spor, tıp, psikoterapi) uygulamaları üzerine sunumlar yapar.
Bunun dışında, UK Hypnosis Convention (Büyük Britanya Hipnoz Kongresi) gibi daha büyük ve kapsamlı etkinlikler de düzenlenir. Bu tür büyük buluşmalar, sadece terapistleri değil, aynı zamanda akademisyenleri ve araştırmacıları da bir araya getirir.
Bu etkinlikler, meslek içi eğitimin (CPD puanları) bir parçası sayılır ve profesyonel dernekler tarafından teşvik edilir. Bu kongrelerin varlığı, Birleşik Krallık’taki hipnoterapi alanının izole pratisyenlerden ibaret olmadığını, aksine sürekli kendini yenileyen ve tartışan bir meslek topluluğu olduğunu gösterir.











