İspanya’da hipnoz konusu, diğer bazı Avrupa ülkelerine kıyasla biraz daha karmaşık bir yapıya sahip. Ülkede bu alana dair hem çok ciddi bilimsel yaklaşımlar hem de bazı resmi mesafeli duruşlar bir arada bulunuyor. Bir yanda üniversitelerde eğitimi verilen, psikologların meslek odaları tarafından çalışma grupları kurulan bir yöntem; diğer yanda ise kamu sağlık sisteminin dışında tutulan bir alan görüyoruz.
Yasal Durum ve Hükümetin Yaklaşımı
İspanya’da hipnozu doğrudan düzenleyen, “şu kişiler yapar, bu kişiler yapamaz” diyen bir yasa bulunmuyor. Yani, hipnoterapistlik kendi başına resmi bir meslek unvanı değil. Buradaki kilit nokta, hipnozu kimin hangi amaçla yaptığı. Klinik hipnoz, yani ruhsal veya fiziksel sıkıntıların çözümünde bir araç olarak hipnozun icrası, yasal olarak düzenlenmiş sağlık mesleklerinin alanına giriyor. Bu meslekler de başta psikologlar ve doktorlar.
İspanya’da bir kişinin size terapi veya tedavi maksadıyla hipnoz yapabilmesi için, öncelikle lisanslı bir psikolog (psicólogo) veya tıp doktoru (médico) olması bekleniyor. Bu kişiler, kendi mesleklerini icra ederken hipnozu bir teknik olarak benimseyebiliyorlar.
Hükümetin ve özellikle Sağlık Bakanlığı’nın (Ministerio de Sanidad) konuya bakışı ise biraz mesafeli. İspanya, sahte bilim olarak görülen uygulamalara karşı oldukça net bir duruş sergiliyor. 2019 yılında başlatılan #coNprueba (Kanıtla) isimli bir kampanya ile bakanlık, bilimsel kanıtı olmayan 70’ten fazla uygulamayı “sözde bilim” (pseudociencia) olarak listeledi. Bu listenin içinde hipnozun da adı geçti.
Bu durum bir çelişki yaratıyor. Bir yanda devletin resmi kurumları hipnozu sahte bilim listesine alırken, diğer yanda devletin kendi üniversiteleri bu alanda yüksek lisans programları açıyor. Bu ikili durumu şöyle okumak mümkün: Devlet, hipnozun “şov amaçlı” veya eğitimsiz kişilerce “her derde deva” gibi sunulan şekline karşı çıkıyor. Ancak psikologların ve doktorların kendi tedavilerine ekledikleri bilimsel klinik hipnoz tekniğini ayrı bir yerde tutuyor.
Eğitim Sertifikasyon ve Yetkinlikler
İspanya’da hipnoz eğitimi almak isteyenler için iki ana yol var: üniversiteler ve özel dernekler/enstitüler.
Üniversite yolu, konunun akademik ciddiyetini gösteriyor. İspanya’nın en büyük ve saygın devlet üniversitelerinden biri olan UNED (Universidad Nacional de Educación a Distancia – Ulusal Uzaktan Eğitim Üniversitesi), bu alanda program düzenliyor. UNED, “Klinik Hipnoz Uzmanlık Diploması” (Diploma de Especialización en Hipnosis Clínica) adında bir yüksek lisans sonrası program yürütüyor. Bu program yaklaşık 40 kredilik ciddi bir eğitim. En dikkat çekici noktası ise kabul şartı: Programa sadece Psikoloji veya Tıp mezunları başvurabiliyor. Bu, İspanya’da hipnozun kimlere emanet edildiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Programın içeriğinde hipnozun tarihi, telkin yöntemleri, duygusal bozukluklar, bağımlılıklar ve psikosomatik rahatsızlıklarda (ağrı, uykusuzluk gibi) kullanımı gibi dersler bulunuyor.
UNED dışında, TECH Üniversitesi gibi özel çevrimiçi üniversiteler veya Valensiya Uluslararası Üniversitesi (VIU) gibi kurumlar da “Klinik Psikoloji ve Hipnoz” gibi başlıklarda yüksek lisans (Master) programları açabiliyor.
İkinci yol ise özel enstitüler ve derneklerin eğitimleri. INEFOC (Instituto Europeo de Formación y Consultoría) veya Escuela Hakuchoo gibi merkezler, daha kısa süreli “uzmanlık” veya “uygulayıcı” eğitimleri veriyor. Bu eğitimler genellikle daha pratiğe dönük oluyor. Ancak bu tarz özel kurumlardan alınan belgelerin resmi bir “hipnoterapist” unvanı vermediğini, daha çok mevcut sağlık profesyonellerinin yetkinliklerini artırdığını bilmek gerek.
Yani İspanya’da “sertifika”dan çok, zaten var olan (psikolog/doktor) unvanının üstüne eklenen bir uzmanlık eğitimi söz konusu.
Türkiye’deki yaklaşımların da benzer bir ciddiyetle yürütüldüğünü söylemek isteriz. Konya’da Dr. Serkan Akıncı liderliğindeki merkezimiz, tam da bu profesyonel çerçevede hareket etmektedir. Merkezimiz, kaygı, bağımlılıklar, travma sonrası stres (TSSB) ve OKB gibi çeşitli psikolojik zorlukların aşılmasında hipnoterapiyi bütüncül bir paketin parçası olarak ele alır. Bünyemizdeki klinik psikologlar, psikiyatristler ve hipnoterapistler, her danışan için özel bir programla, bilimsel temelli yöntemleri (psikoterapi, EMDR, imge terapi gibi) hipnoterapi ile birleştirerek hizmet verir.
Sağlık Sigortası Kapsamı ve Maliyetler
İspanya’da hipnoz tedavisi görmek isteyenlerin bunu cepten ödemesi gerekiyor. İspanya’nın kamu sağlık sistemi (Sistema Nacional de Salud – SNS), hipnozu karşılamıyor. Sağlık Bakanlığı’nın resmi web sitesinde yer alan ruh sağlığı hizmetleri listesinde bu durum netçe görülebilir. Bakanlık, “bireysel, grup veya aile psikoterapilerini” kapsama aldığını ancak “psikanaliz ve hipnozu” bu kapsamın dışında tuttuğunu belirtir.
Sadece kamu sistemi değil, memurların özel sigortası olan MUFACE bile 2021 tarihli resmi gazete (BOE) yayınında, hipnozu karşılanmayan hizmetler arasında listelemiştir.
Bu durum, hipnozun tamamen özel sektörde, özel kliniklerde ve psikoloji ofislerinde yürütüldüğü anlamına geliyor. Maliyetler ise şehre ve terapistin tecrübesine göre değişiyor. Örneğin, Asociación de Hipnosis Clínica Terapéutica (AHCT) gibi bazı dernekler, üyeleri için bir taban fiyat önerisinde bulunabiliyor. Bu önerilere göre, ilk seans (genellikle daha uzun sürer, yaklaşık 90 dakika) 200 Euro civarında olabilirken, sonraki takip seansları (45-60 dakika) 60 ile 100 Euro arasında değişebilmektedir.
Profesyonel Dernekler ve Kuruluşlar
İspanya’da hipnoz alanı, dağınık ama güçlü dernekler aracılığıyla örgütlenmiş durumda. Bu dernekler, hem eğitim standartlarını belirlemeye çalışıyor hem de bilimsel araştırmaları teşvik ediyor.
Colegio Oficial de Psicólogos (COP – Resmi Psikologlar Odası): Bu, en tepedeki resmi meslek örgütüdür. Hipnozun İspanya’da ciddiye alındığının en büyük kanıtı, bu resmi odanın bünyesinde çalışma gruplarının bulunmasıdır. Örneğin, Valensiya Psikologlar Odası (COPCV) içinde “Psikolojik Hipnoz Çalışma Grubu” (Grupo de Trabajo de Hipnosis Psicológica) aktiftir. Bu grup, halkı bilgilendirmek için broşürler hazırlar ve hipnozun psikologlar tarafından nasıl etik ve doğru bir şekilde uygulanacağına dair standartlar belirler.
Asociación Española de Hipnosis Ericksoniana (AEHE): İspanyol Ericksoncu Hipnoz Derneği. Milton Erickson’un dolaylı telkin yöntemlerini benimseyen terapistleri bir araya getirir. Özellikle sağlık profesyonelleri arasında bu yaklaşımın yaygınlaşması için çalışırlar.
Sociedad Hipnológica Científica (Bilimsel Hipnoloji Derneği): 2010 yılında kurulan bu dernek, adından da anlaşılacağı gibi, hipnozun bilimsel yönüne odaklanır. Araştırmacıları ve sağlık profesyonellerini bir araya getirerek, hipnozun kanıta dayalı uygulamalarını destekler. Hükümetin “sözde bilim” yaklaşımına karşı en çok ses çıkaran, hipnozun bilimsel temellerini savunan makaleler yayınlayan gruplardan biridir.
Asociación de Hipnosis Clínica Terapéutica (AHCT): Klinik Terapötik Hipnoz Derneği. Bu dernek de oldukça aktiftir ve üyeleri için etik kurallar, fiyatlandırma önerileri ve meslek içi eğitimler gibi konularda rehberlik yapar. Uygulayıcıların DSM (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı) gibi uluslararası tanı kılavuzlarına bağlı kalmasını teşvik ederler.
Klinik ve Akademik Uygulamalar (Hastaneler ve Üniversiteler)
Daha önce de belirttiğimiz gibi, İspanya’da bir hastaneye gidip “Hipnoz Polikliniği” bulmanız pek mümkün değil. Kamu hastaneleri, Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği ve sigortanın karşıladığı tedavilere odaklanır.
Ancak bu, hipnozun hastane ortamında hiç yer bulamadığı anlamına gelmez. Özellikle ağrı yönetimi (anesteziyoloji) veya onkoloji (kanser hastalarının kaygı ve bulantılarını yönetmek için) birimlerinde çalışan bazı doktorlar veya psikologlar, kendi tedavilerine ek olarak bu tekniği bireysel olarak uygulayabilirler. Ancak bu, yaygın bir uygulama değildir; daha çok o birimdeki uzmanın kişisel yetkinliğine ve tercihine bağlıdır.
Akademik dünya ise çok daha faal. UNED örneği, üniversitelerin bu konuyu “bilimsel bir teknik” olarak kabul ettiğini gösteriyor. Üniversitelerdeki psikoloji bölümleri, hipnozu genellikle “psikolojik müdahale teknikleri” derslerinin bir parçası olarak okutur. UNED’in eğitim müfredatına bakıldığında, hipnozun şu alanlarda bir araç olarak araştırıldığı ve öğretildiği görülür:
-
- Duygusal bozukluklar (kaygı, fobiler)
- Bağımlılıklar (özellikle sigara bırakma)
- Psikofizyolojik sorunlar (kronik ağrı, fibromiyalji, irritabl bağırsak sendromu, uykusuzluk)
- Travmatik anıların yönetimi
Üniversiteler, hipnozun ne olduğunu ve nasıl çalıştığını araştıran bilimsel çalışmaların merkezidir.
Tıbbi Toplumun ve Sağlık Bakanlığı’nın Tutumu
İspanya’daki durumu özetleyen en iyi kelime “ikilem” olabilir.
Sağlık Bakanlığı (Ministerio de Sanidad): Resmi tutum olumsuzdur. Bakanlık, hipnozu bilimsel kanıtı yetersiz veya “sözde bilim” olarak sınıflandırır. Bu nedenle kamu sağlık hizmetlerinin (Seguridad Social) dışında tutar. Bu tutum, halkı eğitimsiz kişilerin elinde “büyülü bir çözüm” olarak pazarlanan uygulamalardan koruma amacını taşıyor olabilir.
Tıbbi ve Psikolojik Topluluk (Colegio Oficial de Psicólogos): Tutum tamamen olumludur. Psikologların resmi meslek odası, hipnozu bir “psikoterapi tekniği” olarak tanır. Kendi bünyesinde çalışma grupları kurarak bu tekniğin etik ve bilimsel standartlarını yükseltmeye çalışır. Onlar için hipnoz, bir amaç değil, psikoloğun terapi hedeflerine ulaşmak için başvurduğu araçlardan biridir.
Bu iki zıt görüş, İspanya’da bir kafa karışıklığına yol açsa da, pratikte işleyişi netleştirmiştir: Hipnoz, kamu tarafından finanse edilmeyen, ancak psikologlar ve doktorlar tarafından özel pratikte yasal ve etik olarak uygulanan bir yöntemdir.
Türkiye’de de benzer şekilde, hipnoz ancak bu işin eğitimini almış yetkili sağlık profesyonelleri tarafından yapılmalıdır. Konya’daki merkezimizde Dr. Serkan Akıncı ve ekibi, hipnoterapiyi diğer psikoterapi teknikleriyle birleştirerek, yurt içi ve yurt dışından gelen danışanlara güvenilir ve bilimsel temelli çözümler sunar. Eğer siz de kaygı, travma, bağımlılık veya cinsel işlev bozuklukları gibi konularda profesyonel bir destek arıyorsanız, bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Kongreler ve Akademik Etkinlikler
İspanya, hipnoz ve psikoterapi alanında uluslararası kongrelerin sıkça yapıldığı bir ülke. Bu etkinlikler, hipnozun “şov” dünyasından ne kadar uzak, bilimin ne kadar içinde olduğunu gösteriyor.
Örneğin, Barselona Tıp Fakültesi (Colegio de Médicos) gibi saygın kurumlarda kongreler düzenlenebiliyor. Şubat 2025’te Barselona’da yapılması planlanan “1. Kısa Stratejik Terapi Kongresi” gibi etkinlikler, hipnoz ve telkin tekniklerinin modern psikoterapideki yerini tartışmaya açıyor. Bu tür etkinliklere katılımın sadece doktorlara, psikologlara ve bu bölümlerin öğrencilerine açık olması, alanın profesyonel sınırlarını da çiziyor.
Ayrıca, AEHE (Ericksoncu Hipnoz Derneği) gibi dernekler de düzenli olarak kendi içlerinde seminerler, atölye çalışmaları ve ulusal toplantılar düzenleyerek üyelerinin bilgilerini taze tutar. Bu etkinlikler, İspanya’da hipnozun statik değil, sürekli gelişen ve tartışılan canlı bir alan olduğunu kanıtlıyor.











