Yeni Zelanda’da Hipnoz Uygulamaları

Yeni Zelanda’da hipnoz alanı, diğer birçok ülkeye göre biraz başıboş bir yapıda ilerliyor. Yani, bu işi kimin yapıp yapamayacağını belirleyen keskin devlet kuralları bulunmuyor. Bu durum, hem hipnoterapi arayanlar hem de bu işi yapanlar için bazı belirsizlikler getiriyor. Ülkedeki sistemi ayakta tutanlar daha çok meslek dernekleri ve bu alana gönül vermiş kişilerin kurduğu özel okullar. Devletin doğrudan bir müdahalesi pek söz konusu değil.

Yasal Durum ve Hükümetin Yaklaşımı

Yeni Zelanda’da hipnoz uygulamaları söz konusu olduğunda, akla ilk gelen yasal çerçeve oluyor. Ancak Yeni Zelanda’da bu işin net bir yasal çizgisi yok. Ülke, sağlık mesleklerini düzenlerken genelde ‘Sağlık Uygulayıcıları Yetkinlik Güvencesi Yasası’ (kısaca HPCA Act) denilen bir kanunu baz alıyor. Doktorlar, diş hekimleri, hemşireler, hatta osteopatlar bile bu kanunla denetleniyor. Fakat hipnoterapi bu listenin dışında bırakılmış.

Bu durum, teoride isteyen herkesin “hipnoterapist” unvanını alabileceği manasına geliyor. Bir ofis açıp hizmet vermelerinin önünde yasal bir engel bulunmuyor. Bu durum, ‘kendi kendini düzenleyen endüstri’ modeli olarak biliniyor. Hükümetin yaklaşımı, “Biz doğrudan karışmayalım, bırakalım meslek erbabı kendi kurallarını koysun” şeklinde.

Peki bu, tam bir başıboşluk mu demek? Tam olarak değil. Hükümetin doğrudan müdahalesi olmasa da, Tüketici Garantileri Yasası (Consumer Guarantees Act) veya Adil Ticaret Yasası (Fair Trading Act) gibi genel yasalar hipnoterapistleri de bağlıyor. Yani bir terapist, danışanına gerçek dışı vaatlerde bulunursa veya yanıltıcı reklam yaparsa, yasal olarak sorumlu tutulabilir. Mesela “Sizi tek seansta sigaradan kurtarma garantisi veriyorum” gibi bir iddia, bu yasalara takılabilir.

Devletin sağlık politikalarını belirleyen Sağlık Bakanlığı’nın (Ministry of Health) hipnoza karşı özel bir birimi veya yönlendirmesi pek yok. Onlar için hipnoterapi, ‘tamamlayıcı terapi’ kategorisinde ve standart sağlık hizmetlerinin bir parçası olarak görülmüyor. Bu yüzden Yeni Zelanda’da hipnoz yaptıracak kişilerin, terapistlerini seçerken çok dikkatli olması ve devlet güvencesinden çok, meslek birliklerinin güvencesine bakması gerekiyor. Yasal bir çerçeve olmadığından, bu işi yapan kişinin yetkinliği tamamen üye olduğu derneklerin standartlarına kalmış durumda.

Eğitim, Sertifikasyon ve Yetkinlikler

Yasal bir düzenleme olmayınca, eğitim standartları da doğal olarak çeşitlilik gösteriyor. Yeni Zelanda’da hipnoz eğitimi almak isteyen biri, karşısında çok farklı seçenekler bulabilir.

Eğitim kurumlarının çeşitliliği

Ülkede hipnoterapi eğitimi veren birçok özel okul ve enstitü var. Bu okulların müfredatları, süreleri ve verdikleri sertifikaların niteliği birbirinden çok ayrı. Bazı kurslar sadece birkaç hafta sonuna yayılan kısa programlar sunarken, bazıları bir yılı aşan, teorik derslerin, pratik uygulamaların ve vaka çalışmalarının olduğu kapsamlı programlar düzenliyor.

Üniversiteler bu işin neresinde? Auckland Üniversitesi, Otago Üniversitesi veya Victoria Üniversitesi gibi büyük devlet üniversitelerinin psikoloji veya tıp fakültelerinde hipnoz, bir ders konusu olarak ele alınabilir. Özellikle ağrı yönetimi veya psikolojik araştırmalarda hipnozun yeri incelenebilir. Ancak bu üniversiteler doğrudan “hipnoterapist” yetiştiren bir lisans veya yüksek lisans programı açmamıştır. Eğitim, tamamen özel sektörün elinde.

NZQA onayı bir gösterge mi?

Yeni Zelanda’da eğitim kalitesini denetleyen bir kurum var: NZQA (New Zealand Qualifications Authority – Yeni Zelanda Yeterlilikler Kurumu). Bazı özel hipnoterapi okulları, verdikleri diplomaların veya sertifikaların NZQA tarafından tanınması için başvuru yapabiliyor. NZQA onayı, o kursun belli bir eğitim standardını karşıladığını gösterir. Ancak bu bir zorunluluk değil. NZQA onayı olmayan ama meslek dernekleri tarafından saygı gören birçok kaliteli eğitim kurumu da mevcut. Bu onay, daha çok eğitimin yapılandırılmış olduğunu belli eder.

Yetkinlik nasıl belli olur?

Asıl mesele sertifikadan sonra başlıyor. Bir hipnoterapistin yetkinliği, mezun olduğu okulun kalitesi ve en mühimi, üye olduğu profesyonel derneğin standartlarıyla ölçülüyor. Yeni Zelanda’da hipnoz alanında ciddi çalışan uzmanlar, mezuniyet sonrası mutlaka saygın bir derneğe üye olurlar. Bu dernekler, üyelerinden yıllık olarak sürekli mesleki gelişim (CPD – Continuing Professional Development) kredileri toplamalarını ister. Yani terapist, her yıl yeni eğitimlere katılmak, atölye çalışmalarına iştirak etmek zorundadır. Ayrıca, düzenli ‘süpervizyon’ almaları (yani kendi vakalarını daha tecrübeli bir meslektaşıyla tartışmaları) beklenir. İşte yetkinlik, bu dinamik ve sürekli denetlenen bir yapıyla korunmaya çalışılır.

Sağlık Sigortası Kapsamı ve Maliyetler

Yeni Zelanda’da yaşayan biri için sağlık hizmetlerinin maliyeti mühim bir konu. Devletin fonladığı kamu sağlık sistemi, hipnoterapiyi standart bir tedavi olarak görmüyor. Bu yüzden bir aile hekiminden hipnoterapi için sevk aldığınızda, devlet bu masrafı karşılamaz. Hizmet, büyük ölçüde özel sektörde ve kişilerin kendi bütçeleriyle finanse ediliyor.

ACC önemli istisna

Ancak, ACC (Accident Compensation Corporation) sistemi bu kuralı bozan en belirgin yer. ACC, kaza sonucu yaralananların masraflarını karşılayan bir devlet fonudur. Bu yaralanma sadece fiziksel olmak zorunda değil. Bir kaza (iş, trafik, ev kazası) veya bir saldırı sonrası yaşanan ruhsal sarsıntılar da ACC kapsamına girer.

Eğer bir kişi, yaşadığı kazanın doğrudan bir sonucu olarak kaygı, fobi veya travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) yaşıyorsa, Yeni Zelanda’da hipnoz tedavisi ACC tarafından finanse edilebilir. Bu otomatik bir hak değildir. Danışanın bir doktordan veya psikologdan rapor alması ve tedavinin ‘duyarlı iddialar’ (sensitive claims) veya ‘ruhsal yaralanma’ (mental injury) kapsamında onaylanması gerekir. Tedaviyi yapacak hipnoterapistin de ACC’ye kayıtlı bir ‘counsellor’ (danışman) veya psikoterapist olması şarttır. Yani her hipnoterapist ACC ile çalışamaz. Bu, hipnoterapinin devlet tarafından fonlandığı nadir alanlardan biridir.

Özel sigortalar ve seans ücretleri

Özel sağlık sigortası olanlar için durum poliçeye bağlıdır. Yeni Zelanda’daki bazı büyük sigorta şirketleri (Southern Cross gibi), en kapsamlı paketlerinde ‘tamamlayıcı terapiler’ için küçük bir bütçe ayırabilir. Bu bütçe dahilinde, kayıtlı bir terapistten alınan hipnoterapi seanslarının bir kısmı geri ödenebilir. Ama bu, yaygın bir uygulama değildir ve mutlaka poliçeyi detaylıca okumak gerekir.

Seans ücretleri ise oldukça değişkendir. Auckland veya Wellington gibi büyük şehirlerde ücretler daha yüksekken, daha küçük kasabalarda daha uygun olabilir. Terapistin tecrübesi, aldığı eğitimler ve popülerliği de fiyatı doğrudan etkiler. Danışanlar genellikle ücreti doğrudan terapiste öder ve sigortadan geri ödeme talep ederler.

Profesyonel Dernekler ve Kuruluşlar

Yasal bir denetim mekanizması olmayınca, Yeni Zelanda’da hipnoz alanının bel kemiğini meslek dernekleri oluşturuyor. Bu dernekler, hem kamuoyunu korumak hem de mesleğin standartlarını yükseltmek için çalışır.

NZAPH (Yeni Zelanda profesyonel hipnoterapistler derneği)

Ülkedeki en eski ve en bilinen kuruluşlardan biri NZAPH‘dir (New Zealand Association of Professional Hypnotherapists). Bu derneğe üye olmak için terapistlerin, derneğin onayladığı kapsamlı bir eğitim programını bitirmiş olmaları gerekir. NZAPH, üyeleri için net bir etik kod belirlemiştir. Danışanların şikayetlerini dinleyen bir disiplin mekanizmaları vardır. Ayrıca üyelerinin düzenli süpervizyon almasını ve sürekli eğitim kredisi toplamasını zorunlu tutar. NZAPH’nin bir web sitesi bulunur ve burada kayıtlı, yetkin terapistlerin bir listesini yayınlarlar. Bu liste, danışanlar için bir güvence niteliğindedir.

Hypnosis New Zealand (HNZ)

Bir diğer mühim kuruluş da Hypnosis New Zealand (HNZ)‘dir. HNZ, hem bir eğitim kurumu hem de bir meslek birliği gibi çalışır. Kendi eğitim müfredatları vardır ve kendi mezunlarını bünyesinde toplar. HNZ de üyeleri için benzer etik standartlar ve sürekli eğitim koşulları belirlemiştir. Kendi içinde farklı seviyelerde (klinik hipnoterapist, profesyonel hipnoterapist gibi) üyelik kategorileri bulunur. HNZ, Yeni Zelanda içinde hipnozun tanıtımı konusunda oldukça faal bir rol oynar.

Diğer kuruluşlar ve derneklerin rolü

Bunların dışında daha küçük ölçekli veya belli bir hipnoz tekniğine (mesela Ericksoncu hipnoz) odaklanmış başka gruplar da olabilir. Bu derneklerin temel işlevi, devletin yapmadığı denetimi yapmaktır. Bir terapistin bu derneklerden birine (özellikle NZAPH veya HNZ gibi bilinenlere) üye olması, onun belli bir eğitimden geçtiğini ve etik kurallara uyacağını taahhüt ettiğini gösterir. Danışan arayan kişilere ilk tavsiye edilen şey, her zaman bu derneklerin üye kayıtlarını kontrol etmeleridir.

Klinik ve Akademik Uygulamalar (Hastaneler ve Üniversiteler)

Yeni Zelanda’da hipnoz, ana akım tıbbın tam merkezinde yer almaz. Devlet hastanelerinde veya üniversite kliniklerinde özel “Hipnoz Departmanları” bulmak pek mümkün değildir. Ancak bu, hiç yer almadığı manasına da gelmez.

Hastanelerde durum

Hastanelerde hipnoz, daha çok bireysel çabalarla ilerler. Mesela, bir hastanenin ağrı kliniğinde çalışan bir psikolog, anestezi uzmanı veya diş hekimi, eğer ek olarak hipnoz eğitimi almışsa, bunu kendi pratiğinde kullanabilir. Özellikle doğum sancılarının yönetiminde (hypnobirthing), kronik ağrılarda veya kanser tedavilerinin yan etkilerini (bulantı gibi) hafifletmede yardımcı bir metot olarak bazen başvurulabilir. Fakat bu, hastanenin standart bir hizmet protokolü değildir; daha çok o sağlık personelinin kişisel yetkinliğine ve tercihine bağlıdır. Kamu hastaneleri, kanıta dayalı tıp uygulamalarına öncelik verdiği için, hipnoz genellikle özel pratikte kalır.

Üniversitelerde araştırmalar

Akademik dünyada ise hipnoz, bir tedavi yönteminden çok, bir araştırma konusu olarak ilgi çeker. Otago, Auckland veya Wellington’daki Victoria Üniversitesi gibi yerlerin psikoloji bölümlerinde, hipnozun hafıza, dikkat, ağrı algısı veya plasebo etkisi üzerine nasıl bir tesiri olduğu araştırılabilir. Bu araştırmalar, hipnozun altında yatan mekanizmaları aydınlatmaya yöneliktir. Ancak, bu üniversiteler lisansüstü düzeyde “klinik hipnoterapist” yetiştiren programlar sunmazlar. Eğitim, daha önce belirttiğimiz gibi özel enstitülerin işidir.

Tıbbi Toplumun ve Sağlık Bakanlığı’nın Tutumu

Yeni Zelanda tıp camiasının hipnoza bakışı biraz karışıktır. Tek bir ortak görüşten bahsetmek zor.

Sağlık Bakanlığı (Ministry of Health), hipnoterapiyi resmi olarak tanınan bir sağlık hizmeti olarak listelemez. Onlar için bu, ‘tamamlayıcı ve alternatif tıp’ (CAM) şemsiyesi altındadır. Bakanlık, bu tür tedavilere ne karşı çıkar ne de onları aktif olarak teşvik eder. Vatandaşlara “Eğer böyle bir hizmet alacaksanız, terapistin nitelikli ve kayıtlı bir derneğe üye olduğundan emin olun” tavsiyesinde bulunmakla yetinirler.

Doktorlar ve psikiyatristler arasında ise görüşler değişir. Bazı hekimler, özellikle psikiyatri ve ağrı yönetimi alanındakiler, hipnozun belli durumlarda (özellikle kaygı ve strese bağlı durumlarda) işe yarayabileceğini kabul eder ve tamamlayıcı bir araç olarak görebilir. Ancak bilimsel kanıtları yetersiz bulan veya yöntemin kötüye kullanıma açık olduğunu düşünen daha şüpheci bir kesim de vardır. Yeni Zelanda Tabipler Birliği (New Zealand Medical Association) gibi kuruluşların hipnoz konusunda net bir politikası yoktur.

Genel olarak, Yeni Zelanda’da hipnoz tıp camiası tarafından kabul görmek için, daha fazla bilimsel araştırmaya ve standartlaşmış eğitime ihtiyaç duyuyor. Meslek derneklerinin çabaları da tam olarak bu yöndedir: Mesleği daha saygın ve bilimsel temellere oturtmak.

Biz de Türkiye’de, bu işin ciddiyetine ve bütüncül bir yaklaşıma inanarak çalışıyoruz. Konya’da Dr. Serkan Akıncı liderliğinde faaliyet gösteren merkezimiz, ruh sağlığı alanında hipnoterapi odaklı hizmetler sunuyor. Başta bağımlılıklar, kaygı (anksiyete), travma (TSSB), OKB ve cinsel işlev bozuklukları olmak üzere çeşitli psikolojik problemlerin çözümünde; hipnoterapi, psikoterapi, EMDR ve imge terapi gibi teknikleri içeren bütüncül “Psikolojik Terapi ve Tedavi Paketi” ile danışanlarımıza yardımcı oluyoruz. Bünyemizde klinik psikologlar, hipnoterapistler ve psikiyatristlerin bulunduğu uzman bir kadro ile yurt içi ve yurt dışı danışanlara bireysel tedavi programları uyguluyoruz.

Kongreler ve Akademik Etkinlikler

Yeni Zelanda’da hipnoz camiası, yasal bir düzenleme olmamasının eksikliğini, meslek içi eğitimi güçlü tutarak kapatmaya çalışır. Bu nedenle kongreler ve atölye çalışmaları çok yaygındır.

NZAPH (Yeni Zelanda Profesyonel Hipnoterapistler Derneği), her yıl düzenli olarak bir ulusal konferans organize eder. Bu konferanslara hem yerel uzmanlar hem de bazen yurt dışından tanınmış hipnoterapistler konuşmacı olarak katılır. Bu etkinlikler, terapistlerin hem en yeni teknikleri öğrenmesi hem de birbirleriyle tanışıp ‘sürekli mesleki gelişim’ (CPD) kredilerini toplamaları için bir fırsattır. Bu toplantılar, mesleğin nabzının attığı yerlerdir.

Hypnosis New Zealand (HNZ) de benzer şekilde kendi üyeleri için sık sık eğitim günleri, atölye çalışmaları ve yıllık toplantılar düzenler. Bu etkinlikler genellikle belli bir temaya odaklanır; mesela “Hipnozla Ağrı Yönetimi” veya “Kaygı Tedavisinde Yeni Yaklaşımlar” gibi.

Akademik dünyada ise hipnoz, daha çok psikoloji veya sinirbilim konferanslarında küçük bir alt başlık olarak kendine yer bulabilir. Doğrudan “hipnoz” odaklı büyük üniversite sempozyumları pek yaygın değildir. Mesleğin canlılığı ve gelişimi, daha çok bu bahsettiğimiz profesyonel derneklerin omuzlarındadır. Bu dernekler, Yeni Zelanda’daki hipnoterapi standartlarını uluslararası seviyede tutmak için çaba gösterir.

yazar avatarı
Dr. Serkan Akıncı T.C. Sağlık Bakanlığı Onaylı Hipnoz Uygulayıcısı - Tıp Doktoru
Dr. Serkan Akıncı, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu (2005) ve T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı hipnoz uygulayıcısıdır.  20 yılı aşkın hekimlik deneyimiyle Konya'da klinik hipnoz uygulamaktadır.Hipnoz Uygulama Sertifikasını Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi bünyesinde, T.C. Sağlık Bakanlığı sertifikalı eğitim kapsamında almıştır (2019). Türkiye'de hipnoz, Sağlık Bakanlığı tarafından tıbbi uygulama olarak tanımlanmış olup yalnızca Bakanlık onaylı sertifikalı hekimler tarafından uygulanabilmektedir.2016 yılında T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından Yılın Hekimi ödülüne layık görülmüştür. American Hypnosis Association (AHA) Profesyonel Üyesidir (Üye No: 007908). Klinik ve Uygulamalı Hipnoz Derneği ile Ericksonian Klinik Hipnoz Derneği bünyesinde yer almaktadır.Çalışmalarında bilimsel, etik ve bütüncül yaklaşımı esas alan Dr. Akıncı, her bireyin ihtiyacını ayrı değerlendirerek kişiye özel tedavi planı oluşturur. Konya'da yüz yüze, Türkiye ve Dünya genelinde ve uluslararası düzeyde online seans sunmaktadır.

Bilgilendirme Notu

Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, güncel tıbbi ve bilimsel veriler ışığında hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır. İçeriklerle ilgili görüş, öneri veya düzeltme talepleriniz için aşağıdaki iletişim kanallarından tarafımıza ulaşabilirsiniz.

Sayfa Son Güncelleme Tarihi

İçerik Editörü ve Sorumlusu

E-Posta

info@drserkanakinci.com

Telefon

+90 533 320 70 93

Son Blog Yazılarımız

T.C Sağlık Bakanlığı Onaylı Hipnoz Uygulayıcısı

T.C Sağlık Bakanlığı Onaylı
Hipnoz Uygulayıcısı

Dr. Serkan Akıncı

Yasal Uyarı

Bu web sitesinde yer alan tüm bilgi ve içerikler bilgilendirme amaçlıdır.
Hiçbir içerik, tanı ve tedavi yerine geçmez. Tanı ve tedavi planlaması yalnızca hekim muayenesi sonrası yapılır. Hipnoz, uygun durumlarda tıbbi tedavilere destekleyici bir yöntem olarak değerlendirilir.

İletişim Bilgilerimiz

©2026 Dr. Serkan Akıncı | T.C. Sağlık Bakanlığı Onaylı Hipnoz Uygulayıcısı. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım & SEO: Furkan Reklam Ajansı