
Kaygı, günlük yaşamda karşılaşılan sorunlara uyum sağlamayı kolaylaştıran, karar verme süreçlerini destekleyen doğal bir duygudur. Ancak kaygının sürekli, yoğun ve kontrol edilemez hale gelmesi durumunda Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB) söz konusu olur.
Yaygın anksiyete bozukluğu olan bireylerde; para, sağlık, aile, iş, gelecek, günlük sorumluluklar gibi birçok konuya yönelik sürekli ve aşırı endişe hali görülür. Kişi çoğu zaman olası senaryolar arasında en kötü olanı zihninde canlandırır ve olumlu olasılıkları değerlendiremez.
Epidemiyolojik çalışmalara göre toplumda her 100 kişiden yaklaşık 5–6’sı yaşamının herhangi bir döneminde yaygın anksiyete bozukluğu yaşayabilir. Yaş ilerledikçe stres toleransının azalması nedeniyle, ileri yaş grubunda daha sık görülen psikiyatrik rahatsızlıklardan biridir.
Yaygın anksiyete bozukluğunda hem psikolojik hem de fiziksel belirtiler birlikte görülür.
Psikolojik Belirtiler
•Nedeni belirgin olmayan, aşırı ve sürekli endişe
•Kaygıyı kontrol edememe, sakinleşememe
•Dikkat ve konsantrasyon güçlüğü
•Tahammülsüzlük ve huzursuzluk
•Sürekli tetikte olma hali
Fiziksel Belirtiler
•Yorgunluk ve halsizlik
•Uykuya dalma ve sürdürme güçlüğü
•Baş ağrısı
•Kas ve eklem ağrıları
•Terleme ve titreme
•Çarpıntı
•Sıcak–soğuk basması
•Bulantı ve mide rahatsızlıkları
Yaygın anksiyete bozukluğu genellikle çocukluk, ergenlik veya genç erişkinlik döneminde başlar. Oluşumunda birden fazla etken rol oynar:
•Genetik yatkınlık
•Beyin nörokimyasında (özellikle serotonin ve noradrenalin sistemleri) oluşan dengesizlikler
•Kişilik özellikleri
•Öğrenilmiş düşünce kalıpları
•Uzun süreli stres ve yaşam olayları
Stres, yaygın anksiyete bozukluğunu hem başlatan hem de sürdüren en önemli faktörlerden biridir.
Yaygın anksiyete bozukluğu tedavisinde ilaç tedavisi, psikoterapi ve hipnoz yöntemleri tek başına ya da birlikte uygulanabilir. Tedavi planı bireysel değerlendirme sonrasında hekim tarafından oluşturulur.
İlaç Tedavisi
•Antidepresanlar
•Anksiyolitik ilaçlar
Bu ilaçların bağımlılık yapıcı özellikleri yoktur. Etkileri genellikle 1–2 hafta içinde ortaya çıkmaya başlar. İlacın süresi ve dozu mutlaka hekim tarafından belirlenmelidir.
Yaygın anksiyete bozukluğunun temelinde çoğunlukla felaketleştirici düşünce biçimi yer alır. Kişi, olumsuz bir olayın gerçekleşme olasılığını olduğundan çok daha yüksek algılar.
Kaygı arttıkça kaçınma davranışları da artar. Ancak kaçınma, kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede kaygının kalıcı hale gelmesine neden olur. Bu nedenle tedavide kaçınma yerine yüzleşme ve duyarsızlaştırma temel hedeflerden biridir.
Hipnotik değerlendirme sürecinde şu sorular ele alınır:
•Kaygı hangi durumlarda ortaya çıkıyor?
•Kaygıyı tetikleyen düşünceler neler?
•Felaketleştirici bilişsel çarpıtmalar hangileri?
•Bedensel belirtiler nasıl deneyimleniyor?
Bu süreçte hasta, kaygı yaratan düşüncelerinin farkına varmayı öğrenir. Elde edilen bilgiler doğrultusunda tedavi formülasyonu hasta ile paylaşılır. Bu, tedaviye uyumu artıran önemli bir adımdır.
İmgeleme
Kişinin korktuğu senaryoları bilinçli biçimde hayal etmesi sağlanır. Kontrollü tekrarlarla duyarsızlaşma hedeflenir.
Kas Gevşemesi
Anksiyeteye eşlik eden fiziksel belirtileri azaltmak için gevşeme ve rahatlama teknikleri uygulanır.
Düşünce Kontrolü
İstenmeyen düşünceleri bastırmaya çalışmak, kaygıyı artırabilir. Hipnoz ile düşüncelerle mücadele etmek yerine onların etkisini azaltmaya yönelik çalışmalar yapılır.
Felaketleştirici algılar, hipnoz sürecinde daha gerçekçi ve işlevsel düşüncelerle yeniden yapılandırılır.
Hipnoz, yaygın anksiyete bozukluğunda kaçınma davranışlarıyla başa çıkmada ve bedensel kaygı belirtilerini düzenlemede etkili bir tamamlayıcı yöntemdir.
Hipnoz seanslarında:
•Gevşeme indüksiyonları
•Nefes egzersizleri
•Ego güçlendirme telkinleri
•Post-hipnotik telkinler
kullanılarak bireyin günlük yaşamda kaygıyla daha sağlıklı başa çıkması hedeflenir.
Son yıllarda yapılan çalışmalar, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ile hipnozun birlikte uygulanmasının anksiyete bozukluklarında daha kalıcı sonuçlar sağlayabildiğini göstermektedir.
Bu bütüncül yaklaşımda üç temel alan hedeflenir:
Kaçınma davranışları
Anksiyetenin fiziksel belirtileri
Maladaptif (işlevsiz) bilişler
Olumlu benlik algısının güçlendirilmesi, özgüvenin artırılması ve bireyin kendi kendine yeterlilik duygusunun geliştirilmesi tedavinin temel hedeflerindendir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi planlaması yalnızca hekim değerlendirmesi ile yapılır. Hipnoz uygulamaları uygun görülen vakalarda destekleyici tedavi yöntemi olarak değerlendirilir.
•American Psychiatric Association. DSM-5-TR: Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders.
•Barlow DH. Anxiety and Its Disorders. Guilford Press.
•Beck AT, Emery G. Anxiety Disorders and Phobias.
•NICE Guidelines. Generalised anxiety disorder and panic disorder in adults.
•Spiegel D, Greenleaf M. “Hypnosis and anxiety disorders.” American Journal of Clinical Hypnosis.
Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, güncel tıbbi ve bilimsel veriler ışığında hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır. İçeriklerle ilgili görüş, öneri veya düzeltme talepleriniz için aşağıdaki iletişim kanallarından tarafımıza ulaşabilirsiniz.
Sayfa Son Güncelleme Tarihi
İçerik Editörü ve Sorumlusu
E-Posta
info@drserkanakinci.com
Telefon
+90 533 320 70 93